Uz. Dr. Suna Çokmert: “Cilt Kanseri’nin en önemli nedeni güneşe maruz kalmak.”

Geçirmekte olduğumuz sıcak yaz aylarında güneşe her zamankinden daha fazla maruz kalıyoruz. Cilt Kanseri ve güneş arasındaki bağlantıyı Özel Adatıp Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Dr. Suna Çokmert’e sorduk. Uz. Dr. Suna Çokmert, “Güneşin içindeki ultraviole A ve daha fazla oranda da B ışınlarına maruziyet cilt kanserlerinin en önemli nedenidir.” diyerek sorularımızı detaylı bir şekilde cevapladı. 

 
Cilt kanseri belirtileri nelerdir?
Cilt kanserlerinin belirtileri çok çeşitli ve bazen de cilt kanserine özgü olmayan şekillerde karşımıza çıkabilir; bu nedenle genel olarak ciltte uzun süreli değişiklikler görüldüğünde doktora danışılmalıdır. Küçük, kabarık, kırmızı veya kahverengi renkli, sert, kabuksu veya kanamalı lezyonlar, iyileşmeyen iltihaplı lezyonlar, yara izine benzer kalıcı lezyonlar bizi doktora başvurma konusunda alert edici olmalıdır. Ciltte yeni ortaya çıkan ve hızla ilerleyen bir büyüme, mevcut kitle veya lekelerde boyut artışı ya da renk artışı ve üç ay içinde iyileşmeyen cilt ülserleri cilt kanserlerinin öncü bulguları olabilir.

Yaz aylarında güneşte kalmak cilt kanserini tetikler mi?
Güneşin içindeki ultraviole A ve daha fazla oranda da B ışınlarına maruziyet cilt kanserlerinin en önemli nedenidir. Bu ışınlara yoğun ve ani olarak maruziyetin, uzun sürede ve daha az oranda maruziyetten cilt kanseri açısıdan daha fazla risk taşıdığı bildirilmektedir. Yani uzun süre güneş altında kalmak cilt kanseri açısıdan risk taşımaktadır. Uzun süre güneş altında kalınacaksa uygun koruma faktörü içeren güneş kremleri kullanılması önerilmektedir.

Cilt kanserlerinin en önemli nedeni nedir?
Doğal veya yapay (solaryum) ultraviole ışınlara aşırı maruziyet en önemli nedendir. Güneş ultraviole ışınların en önemli kaynağıdır. Yapay ultraviole ışın kaynağı olan solaryum ise cilt kanserine neden olduğu kanıtlanmış ve önerilmeyen bir kozmetik yöntemdir.  Bunun dışında cilt kanseri gelişimi için  bir takım risk faktörleri söz konusudur. Bunlar; sarışın, mavi veya yeşil gözlü, açık ten rengine sahip, çilli olma,  ciltte yanık veya yara izi olması,  arsenik maruziyeti,  kronik cilt enfeksiyonları veya cilt ülserleri,  radyoterapi almış olmak, organ nakli veya diğer nedenlerle bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaç alıyor olmak,  aktinik keratozis (zamanla cilt kanserine dönüşebilecek özel bir cilt hastalığı) olarak sayılabilir.
 

Yaş sınırlaması var mıdır?
Yaşla birlikte cilt kanseri görülme sıklığı artar. Bunun nedeni yaşla birlikte güneş ışığına maruziyet süresinin artması olabilir.

 
Cilt kanseri nasıl bir seyir izler?
Cilt kanserleri, cildin tabakalarından kaynaklanan ve hücrelerin aşırı ve kontrolsüz büyümesiyle ortaya çıkan kanserlerdir. Cildin en dış tabakası epidermis ve onun altında yer alan daha iç tabaka ise dermis olarak adlandırılır. Epidermiste en dışta yassı hücreler olmak üzere üç tip hücre (yassı hücreler, bazal hücreler ve melanositler) bulunur. Bazı cilt tümörleri de iyi huyludur ve nadiren kansere dönüşürler. Bunlar içinde benlerin çoğu, seboreik keratoz, hemanjiyoma, lipom ve siğiller sayılabilir. Kötü huylu cilt kanseri ise bazal hücreli cilt kanseri, yassı hücreli cilt kanseri ve melanoma'lardır. Bazal hücreli cilt kanserleri cildin en dış tabakasındaki epidermis hücrelerinden kaynaklanır. Her 10 cilt kanserinden yaklaşık sekizini bazal hücreli kanserler oluşturmaktadır. Bu tip cilt kanserleri yavaş büyürler, nadiren yayılım yaparlar. Yassı hücreli cilt kanserleri ise epidermisteki yassı hücrelerden kaynaklanır. Her 10 cilt kanserinden yaklaşık ikisini yassı hücreli kanserler oluşturmaktadır. Yassı hücreli kanserler sıklıkla cildin hemen altındaki yağ dokusuna yayılma eğilimindedir ve nadiren de olsa lenf nodlarına ve vücudun uzak bölgelerine yayılabilir.  Melanomlar ise daha nadir görülen cilt kanserleridir, sıklıkla çevre dokuya ve vücudun diğer bölgelerine yayılır. Bu nedenle ek tedavilere gereksinim olmaktadır. Aktinik keratozis ise zamanla cilt kanserine dönüşebilecek özel bir cilt hastalığıdır. Fazla güneş ışığına maruz kalma sonucunda ortaya çıkan solar keratoz olarak da bilinen ciltte küçük, kaba ve pürüzlü, pembe-kırmızı ya da ten renginde lezyonlardır. Genellikle bir bulgu vermezler ve çok sık olmamakla birlikte kansere dönüşebilirler.

Tedavisi mümkün müdür?
Cilt kanserleri en çok görülen kanser türü olup; tüm kanser vakalarının yaklaşık yarısını cilt kanserleri oluşturur. En çok görülen kanser türü olmasına rağmen kansere bağlı ölümlerin en az nedenidirler. Cilt kanserleri sıklıkla ölüme sebebiyet vermeyen tedavisi olan kanserlerdir. Eğer yayılım yapmadıysa cerrahi olarak tümörün çıkarılması yeterli olabilmekte iken, yayılım söz konusu ise ek tedavilere (kemoterapi, radyoterapi, hedef tedaviler, immünoterapi gibi) ihtiyaç duyulmaktadır.  


Tedavi aşamaları nelerdir?
Melanom dışı cilt kanserleri ve aktinik keratozis tedavisinde temel olarak dört tedavi yöntemi vardır. Ana tedavi, tümörün bir miktar normal cilt dokusu ile birlikte çıkarılmasıdır.
Kryocerrahi; bu yöntemde küçük bir metal plaka donma derecelerine kadar soğutulur ve daha sonra anormal hücrelerin bulunduğu alana yerleştirilerek anormal hücreler yok edilir. Karsinoma in situ gibi erken evre cilt kanserlerinin tedavisinde bu yöntemden faydalanılabilir.
Lazer Cerrahi; Anormal hücreleri yok etmek için lazer kullanılır . Dermabrazyonda ise cildin en üst tabakası küçük partiküller kullanılarak soyulur.
Radyoterapi; Yüksek enerjili X ışınları kullanılarak kanserli alanlar tedavi edilir. Radyoterapinin amacı kanserli hücreleri yok etmek ve tümörü küçültmektir. 
Kemoterapi: Kanser hücrelerini yok etmek için ilaçlar kullanılır. Hastalığın yayılımına göre ilaçlar damar yoluyla verilebileceği gibi organ içine ya da vücut boşluklarına verilerek bölgesel olarak uygulanabilir. Melanom dışı cilt kanserlerinde kemoterapi krem veya losyon olarak cilde uygulanır. Vitamin A içeren retinoid adı verilen ilaçlar cilt kanserlerinin önlenmesi amacıyla kullanılmaktadır.
Fotodinamik Tedavi; İlaç ve lazer kullanılarak kanser hücrelerinin öldürülmesidir. Damar yoluyla verilen ilaç ışığa maruz kaldığında aktive olur ve kanser hücrelerinde daha fazla tutulan bu ilaç normal hücrelere zarar vermeden kanserli hücreleri öldürür.

Hastanın bu süreci atlatmasında en önemli etken nedir?
Hastanın cilt tümörlerinin erken dönemde yakalanması açısından hekime erken başvurusu, önerilen tedavilere uyumu ve korunma yöntemlerini uygulaması bu hastalığın atlatılmasında önem taşımaktadır.