Glokomu Önemseyin, Dünyaya Daha Sağlıklı Gözlerle Bakın

Dünya çapında körlük nedenleri arasında ilk sıralarda yer alan glokom (göz tansiyonu), hastalığın en son aşamalarında kendini fark ettiren, sinsi hastalıklar grubunda yer alıyor. Özel Adatıp İstanbul Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Berna Baş, 12 Mart Dünya Glokom Günü dolayısıyla çocuklar da dahil olmak üzere her yaşta ortaya çıkabilen glokom hastalığına dikkat çekecek önemli açıklamalarda bulundu. 

Dünyada ve ülkemizde en sık görülen göz hastalıkları arasında yer alan glokom, özellikle 40 yaş üstü insanlarda ortaya çıkıyor. En sinsi hastalıkların başında gelen glokom, erken teşhis ve tedavi edilmediği takdirde kalıcı körlüğe dahi sebep olabiliyor. Özel Adatıp İstanbul Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Berna Baş, “Glokom, yeni doğan bebekler de dahil olmak üzere her yaştan insanı etkilese de özellikle ilerleyen yaşa bağlı olarak görülme sıklığı da artıyor. Halk arasında göz tansiyonu olarak bilinen glokom, göz içi basıncının görme sinirini incelterek, hasara uğratması sonucu ortaya çıkan bir rahatsızlıktır.” derken, glokomun aynı zamanda sık olmamakla birlikte bulanık görme, ışıklar etrafında renkli hareler görme, göz ve baş ağrısı gibi belirtilerle kendisini gösterdiğini ifade etti. Baş, “Glokom, erken fark edilmezse ne yazık ki kalıcı körlüğe dahi sebep olabiliyor. En sinsi göz hastalıkların başında gelen glokomda hastalar, görme duyularını yüzde 40 oranında kaybetmeden önce bu rahatsızlığın farkına varamıyorlar ve bu durum da hastalığın kontrol altına alınmasını geciktiriyor.” açıklamalarında bulundu. 

“Düzenli göz kontrolü yaptırın, dünyanızı karartmayın”

Glokomun, primer açık açılı, akut, kronik açı kapanması ve diğer göz hastalıklarına bağlı pek çok farklı türü olduğunu belirten Op. Dr. Berna Baş, en sık görülen tipinin ise açık açılı glokom olduğunu belirtiyor. Baş, “Açık açılı glokomda, erken evrelerde herhangi bir uyarı işareti veya belirgin semptom yoktur. Hastalık ilerledikçe, periferik (yan) görmede daralma olur. Açık açılı glokomu olan çoğu insan, hasar oldukça ciddi hale gelene kadar görüşlerinde herhangi bir değişiklik fark etmemektedir. Bu sebeple hastalığın kontrol altına alınmasındaki en önemli faktör, kişilerin özellikle 40 yaşından sonra düzenli olarak göz muayenelerini yaptırmalarıdır. Rutin olarak yaptırılacak bu kontroller ile hastaların yaşam kaliteleri önemli oranda yükselecek ve kalıcı sağlık sorunlarına sebep olacak hastalıkların önüne geçilebilecektir.” açıklamalarında bulundu. Op. Dr. Berna Baş, glokomun tanı konulduktan sonra tamamen iyileşip yok olmadığını fakat uygun tedavi yöntemleri ile mevcut görmenin korunduğunu belirtirken hastalığının tedavi yöntemlerini ise şu şekilde sıraladı:

-İlaç Tedavisi
-Cerrahi Tedavi
-Lazer Tedavisi

Bu yöntemler ile kontrol altına alınan glokomun zaman içerisinde yükselebileceğini ifade eden Baş, bu nedenle tanı konulduktan sonra hastaların yılda en az 4 kez tansiyon ölçümü, 2 kez de OCT ve görme alanı yapılarak ömür boyu takip edilmesi gerektiğini belirtiyor.